Geçtiğimiz günlerde bir arkada$ım ile sohbetimiz sırasında çıktı bu konu.. Pek tabii uzun uzadıya konu$uldu, tartı$ıldı.. Ha evet, konu mu ? Konu, " A$k diye bir$ey var mıdır ? "

Önceleri çok önyargılıydım bu konuya.. Yok deyip, kestirir atardım.. " Nasıl yani ? " diyenlere ise teorim hazırdı. $öyle derdim hep ;

" İnsanlar her zaman a$ık olduğunu dü$ünür ya.. Hadi bir bakalım.. Sen birisi ile flört dönemine giriyorsun.. O güne kadar hiç hissetmediğin yoğun duygular içerisindesin.. Ya$amadıklarını ya$atıyor, hissetmediklerini hissettiriyor sana. A$ığım diyorsun.. "

Bu satıra kadar her$ey normal, çoğu ki$i ba$ını sallayarak onaylamı$tır.. Ardından tokat gibi geliyor(du).

" Pekiii. Yarın bir gün bu ki$i ile aranızda ki $ey her neyse - genellikle a$k derler - bitiyor. A$ık olmu$tum diyorsun.. Ardından, ansızın bir ba$kası giriveriyor hayatına. Her$ey bir öncekinden çok daha güzel geliyor sana. Öyle ya$ıyor, öyle hissediyorsun. Hatta iyice cesaret bulup " Daha önce ya$adığım A$k değilmi$ meğer, gerçek a$kı $u anda ya$ıyorum " diyorsun.. Bu da bitiyor, ardından yeni biri, daha güçlü daha içten duygular.. O zaman bana anlatabilirmisin, her seferinde daha da büyüyerek giden bu duygu sabit bir $ekilde adlandırılabilinir mi? Kar$ına her yeni çıkanda eskilere dönüp o a$k değilmi$ diyorsun.. I ıh, yok a$k diye bir$ey olamaz, olsa olsa bir kısır döngü olur.. "

Cümle a$ağı, yukarı buydu.. Sadece kendi kafam karı$mıyor, kar$ımda ki insanı da allak bullak ediyordum. Bencilce bir$ey, kendi dü$ündüğümü ko$ulsuz olarak diğer insanlara aktarmak istiyordum ve bu çok açıktı.. Hani öyle uzun zaman önce de değil bu dü$ündüklerim.. Sonra ne olduysa farklı dü$ünmeye ba$ladım.. Bildiğiniz kalıplara sokmaya, tanımlama giri$imleri içerisine girmeye ba$lamam da uzun sürmedi.

Bu hiç kolay bir$ey değil biliyorum, hani özellikle konu " A$k'ı tanımlamak " olunca insan bir duruveriyor ister istemez. Anladım ki olay " Ben A$k'a inanmıyorum! " demek kadar basit değil.. Her$eyi geçtim, bir dü$ünsenize inansanız ne olacak inanmasanız.. Üzerine bu kadar çok destan yazılmı$, hikayeler anlatılmı$ bir$eyin bizim inanmamıza ihtiyacı var mı ki ?

Her$eyden önce, usta olmayı gerektiren bir sanattır diye dü$ünüyorum. Yapılan her sanat eseri gibi ona da emek vermek gerekiyor. Yeteneğinin olması da ayrı bir durum pek tabii. Sanat olacaktır, siz de usta.

Ke$fetmek de denebilir. Hani hiç bilmediğiniz bir yerde, haritayı elinize alırsınız.. Hele ki denizdeyseniz ve pusulanız varsa.. A$k'ı hissettiğiniz her ten sizin için bulunması gereken bir define haritası gibi olacak. Kaybolacaksınız, hiç ummadığınız zorluklar ile kar$ıla$ıp onlarla ba$a çıkabileceksiniz. Siz ka$if olacaksınız, O'da ke$fedilmeyi bekleyen bi hazine..

Günlük i$ hayatınızda ne kadar ciddi iseniz, A$k'ı if$a ederken de o kadar hassas ve ciddi olmalısınız. Ba$armalıyım diyeceksiniz, belki de hırslanacaksınız. Her olumsuzluk sizi biraz daha kamçılayacak.. Gündelik i$iniz kadar içinizdedir, ciddidir. Siz çalı$an olacaksınız, o i$veren.

Ve her$eyden önce siz, i$vereninizin size verdiği haritayı, sanat eseriymi$ gibi büyük bir ustalıkla ve i$iniz kadar ciddi okuyarak, ke$fetmenizi bekleyen o hazineyi bulmalısınız..

Bug.

edit post

10 Reply to "Tanımlama Çabaları.."

  • UndefinabLe© on 1 Eylül 2009 07:01

    Noooluyo yaaaa?! ((=

    Aşka inansam neee inanmasam ne?! O bana inanmadıktan sonra ben istediğim kadar kıçımı yırtayım, afedersin.

    Aşk bana göre değil, ben onu biliyorum. Ya da tam benlik; ama ben keşfedemiyorum.

    Tatile ihtiyacım var bence. Sence?!

    Mutlu ol hep. ^^
    -D-

     

    sokratesya on 1 Eylül 2009 09:28

    adı önemlimiki :/
    bişeyler hissediyorsun işte.güzel şeyler :/
    aşk deme osuruk de.nedir yani.

     

    UndefinabLe© on 1 Eylül 2009 10:00

    Çok iyi demişsin ya! (=

     

    DORİS on 1 Eylül 2009 10:26

    aşk diye bir şey var, eminim:)))

     

    Elizaphelia© on 1 Eylül 2009 10:39

    Sonuçta kuvvetli şeyler hissediyosun, ister inan ister inanma, ister kıçını dön git falan nolcak sonuçta hissediyosun, kaç kaçabilirsen :)

    Yaşıyoruz bişiler, aşk ya da deil yaşıyoruz:)

    sevgiler caağnım :D
    öperm:)

    -N-

     

    *Nesli K. on 1 Eylül 2009 13:06

    anlamlandıramadıklarımdansın.. (:

     

    zehra16 on 1 Eylül 2009 23:56

    Bu sabah Ezgi nin Günlüğü'nden AŞK hiç biter mi ? yi dinlerken senin yazını okumaya başladım :)

    valla Buğracım Aşk (var mı) (yok mu) (biter mi) (başlar mı) çözemedim bu işi ben :)

    ama baksana ne güzel anlatmışlar bu şarkıda AŞK ı ;

    Kalır bir sokakta
    Bir genel telefonda
    Bir soru yanıtında
    Bir komşu suratında
    Kalır bir pazarda
    Bir kahve kokusunda
    Bir tavşan niyetinde
    Bir çorap fiyatında
    Kalır bir yosunda
    Bir deniz kıyısında
    Bir martı kanadında
    Bir vapur bacasında
    Aşk hiç biter mi

     

    Cadizula ~ on 2 Eylül 2009 08:22

    Ne güzel yazmışsın.. Yüreğine sağlık. Son günlerde bende tanımlama işine el attım ama başaramıyorum. Öyle bir şey var ki başımda aşk desem aşk değil dostluk desem hiç değil.. Ben istiyorum o istiyor. Zaman ezip geçiyor herşeyi. Deli gibi kaçıyorum ama kaçılmıyor sanırım adı her neyse..

    Sen tercüman ol böyle az :)

     

    İ.x.İ.r on 3 Eylül 2009 04:26

    Göreceli bir kavram aşk.

     

    Desperate Housewife on 9 Eylül 2009 16:11

    bu güne kadar dünya üzerinde kaç milyar kişi yaşadıysa ve bu kaç milyar kişi kaç kez aşık olduysa o kadar tanımı vardır. 3-5 günlük ilişkileri saymıyorum tabi. kimi edebi bi şekilde ifade eder aşkını, kimi de başka şekilde.

    he sanat olması için usta olmak gerekir belki ama şahsi düşünceme göre tanımlamak için elzem değildir bu

     
  • Yorum Gönder